İnme tedavisinde yeni bir pencere; Botoks

İnmeyi (Hemipleji-Yarım felç) beyine giden damarlarda tıkanıklık veya kanama sonucu beyin hücrelerinin hasar görmesi ve buna bağlı olarak da hastanın vücudunun bir tarafının hareket yeteneğini tamamen ya da kısmen kaybedilmesi olarak açıklanan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, “İnme ülkemizdeki en önemli sakatlık nedenlerinin başında gelmektedir. Tek taraflı felçlerde ilk dönem (1-6 ay) atlatıldıktan sonra hasta aynı taraftaki hareketlerini yavaş yavaş kazanmaya başlar. Ancak bu hareketler amaca yönelik olmaktan çok kasılma tarzında olup hastanın yürüme ve kişisel bakımını yapamayacak duruma gelmesiyle sonuçlanır. Bu spastisite (kasılma) olarak adlandırılan durum çeşitli ilaç, fizik tedavi, egzersiz ve ameliyat gibi yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılsa da çoğu kez hastanın tek başına bağımsız bir birey olarak yaşamını sürdürmesine yetmez. Sonuçta hasta yürüme, hareket etme, kişisel hijenini yerine getirmede zorluklarla karşılaşır” diye konuştu.

“Botoksun önemi gittikçe artıyor”
Son yıllarda kasılma ile mücadelede botulinum toksin (botoks ) enjekisyonunun gittikçe önem kazanan bir tedavi yöntemi olma aşamasına geldiğine işaret eden Prof. Dr. Şendur; “Aslında bir mikrobun ürettiği ve sonradan sentetik olarak üretilen bu toksin çok güçlü bir kas gevşeticidir. Botulinum toksin yapıldığı kasta doza bağlı olarak değişen şiddette 3-4 ay süren geçici bir felç yapar. Günümüzde daha çok estetik amaçlarla kullanılan bu yöntem son zamanlarda kasılmış kaslara da uygulanarak kasılmadan dolayı işlevsiz kalmış kaslarda gevşemeye yol açar. Bu şekilde uygulandığı kasların rehabilitasyonunu kolaylaştırıp hastanın yaşam fonksiyonlarının tekrar kazanılmasına aracılık eder. Bir diğer önemli nokta ise botoks enjeksiyonlarının doğru kasa ve doğru hedefe yapılmış olup olmadığıdır. Özellikle ultrason rehberliğnde doğru kasa ve noktalara yapıldığında etkisi daha fazla ve olumlu yönde olmaktadır” şeklinde konuştu.

“Botoks tedavisi uygun hastalarda mutlaka denenmelidir”
Bir seferde birçok kasa gevşetme amaçlı botoks enjeksiyonlarının yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şendur, şu uyarılarda bulundu:
“Belirlenen dozlarda yapıldığında belirgin bir yan etki görülmez ve bu dozlarda son derece güvenilir bir tedavi yöntemidir. Hastanın durumuna göre botoks enjeksiyonlarına 3-4 ay aralıklarla uzun süre devam edilebilir. Botulinum toksin enjeksiyonu felçte spastik kasları gevşetmek için son derece etkili bir yöntem olmakla birlikte duruma göre bazen ilaçlar ile de desteklenebilir. Bu süreçte yoğun fizyoterapinin de kullanılmasıyla oldukça başarılı sonuçlar alınabilir. Devlet geri ödeme kurumlarınca da bedeli karşılanan botulinum toksin tedavisi uygun hastalarda mutlaka denenmelidir.Bu sayede el ve ayaklarında felçteki kasılmalar önlenebilir ve hasta çok daha rahat ve fonksiyonel bir şekilde hareket edebilir”