Ayşegül Öğretmen, develerle stres atıyor

Babasının deveci olmasından dolayı çocukluğundan bu yana hayatının deve çiftliğinde geçtiğini belirten Türk Dili ve edebiyatı Öğretmeni Ayşegül Kaya, “Kendimi bildim bileli develerin içindeyim. Çocukluğumuz deve çiftliğinde geçti. Halk arasında herkes devenin kininden söz eder ama pek çok kimse devenin sadakati ve dostluğunu bilmez. Asıl mesleğim öğretmenlik ama develerle vakit geçirmek hoşuma gidiyor” diye konuştu.
Devenin aynı zamanda Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de adından zikredilen nadir hayvanlardan biri olduğunu da belirten Ayşegül Kaya, deveyi ‘özel bir canlı’ yapan, en ağır şartlardan bile etkilenmeyen vücut yapısı olduğunu belirtti. Ağız yapısından, işkembesine ve sindirim sistemine kadar develerin çok ilginç özelliklerinin bulunduğunu kaydeden Ayşegül Öğretmen, “Devenin gözleri iki kat kirpiklidir. Kirpikler, kapan gibi iç içe geçerek, gözü şiddetli kum fırtınalarına karşı tam bir korumaya alırlar. Devenin burnu çok sayıda köklere ayrılmış kanallardan oluşur. Yaşadığı sıcak bölgelerde havadaki nem miktarı oldukça azdır. Bu nedenle soluduğu havadaki suyu kaybetmemesi gerekir. İşte bu nedenle devenin burnu çok büyük, kıvrımlı, süngerimsi bir dokuyla kaplıdır. Deve kıvrımlı süngerimsi burun mukozası sayesinde, havadaki nemin yüzde 66’sını tutabilmektedir. Burnun nemi emme özelliği sayesinde nefes aldığında çölün 40 dereceyi aşan ısısını, 20 dereceye düşürerek akciğerlere yollamaktadır. Deve burnunun bir diğer özelliği ise şiddetli kum fırtınalarına karşı kum girmesini engellemek için tıpkı gözlerini kapatır gibi burun deliklerini de kapatabilmesidir” diyerek vücut yapısının yanında duygusallıkları il de develerin çok özel canlılar olduğunu söyledi.